cazgır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cazgır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Haziran 2008 Çarşamba

Q klavye

annemle minibüse atlayıp kardeşimin okuluna gittik bugün, bölüm mü seçecekmiş ne ama seçebileceği bir tek bölüm varmış... kağıt işleri imza falan işte...

hazır oraya kadar gitmişken yengemlere uğrayalım dedik... yengem vee misafirleri de çok yanmış olduğumu söyledi...
kuzenlerin odasına daldım ben, kpss'ye başvurmak için üniversiteye gidip geleceklermiş... iyi siz gidin bende köylerinizi yıkayım diye takıldım onlarla... yaklaşık iki yıldır klan savaşları adlı online bir oyunla kafayı yemiş durumdalar... biri iki yıldır üniversiteye hazırlanıyor, diğeri de yirmibeş yaşında hala üniversiteyi bitirmeye çalışıyor... korktular mı naptılar bilgisayarı kapatıp gittiler, açamadım bir garip bunların bilgisayarı... aman, dedim evde girip duruyorum zaten, çok da meraklı değilim... televizyon izleyerek oyalandım, arada bir annemlerin yanına uğradım...
geldi sonra benim kuzenler, açamadılar bilgisayarı... ne güldüm onlara... büyük kuzen deli oldu, gidip geliyo koridorda... meğer bu şifre koymuş bilgisayara, ben o aşamaya gelmemiştim bilgisayarı açma denemelerimde... şifreyi Q klavyeyle yazmış ama şimdi kullandıkları klavye F... Q klavyeyle yazması gerekiyo şifreyi ama harflerin yerini bilmiyor, varmış evde bir tane Q klavye onu aradı ama bulamadı...
ben de "dur ben arkadaşları arayayım, öğreniriz onlardan harflerin yerini" dedim, bir kurtarıcı edasıyla... yeni kontör yüklemiştim de aveaya, 180dk bedava konuşma kazanmışım; ondan, yoksa ne harcıycam onlar için kontör... burcuyu aradım önce, evde değilmiş... sonra zuzuk'u aradım, o da hastalanmış arkadaşında kalıyormuş, hal hatır sordum iyi oldu...
ama nasıl telaşlı bizimki bir köye mi saldırcakmış ne, 2 saat ayrı kaldı oyundan ne hale geldi... yazık yazık...
cazgırı aradım sonra... anlattım durumu nasıl gülüyor, söyledi harflerin yerini falan, olmadı... kabul edilmiyo şifre bir türlü... cazgır konuşmalarımızı falan dinliyor kopuyo orda, iyi eğlendi bizle, gerçi bende iyi eğlendim... çok güldü ve bizim ailede normal bir insan olmadığına karar verdi...
sonra kuzen dayanamadı apartmandan bir arkadaşını aradı... çocuk, bana ne soruyon git al klavyeyi, dedi... gitti, geldi, evde kimse yokmuş... çok komik ama yüzünde çaresiz telaşlı bir ifade, altı üstü bir oyun aslında...
sonra aklına mahallenin bakkalındaki bilgisayar geldi, öyle bir bakkal işte onların ki... git fotoğrafını çek, dedim... gösterdim falan nasıl çekeceğini, benim telefon biraz karmaşık geldi ona... gitti, geldi... fotoğraf değil video çekmiş bizimki... üç fotoğraf yerine, üç video...birinde bakkala biri geliyo "selamünaleyküm" falan diyolar birbirlerine, birinde bakkal amca "çektin mi?" diye soruyor, birinde bakkalın çocuğu geliyo dükkana "noluyo" diye soruyor... çok güldük küçük kuzenle, ama harflerin yerini kesin olarak bulduk, meğer m ile n'nin yerini karıştırmışız...
sonuçta köyü kaptırmış başkasına bizimki, o köyü alsaymış 4. olacakmış oyunda, çok sinir oldu çoook...
cazgıra anlatıcam klavye macerasının devamını çok gülecek... hele o videoları izleyince...

kara kız

kapkara olmuşum... aslında yanmak için özel bir çaba da sergilemedim...

ayışığı'nın ukala sahibi bile beni görünce "ne kadar çok yanmışsın, kapkara olmuşsun" dediyse gerçekten bir anormallik var durumda...
zaten cazgır da "sözde tatil yerinde ben oturuyorum şu haline bak" demişti...
ne ara yandım ki ben bu kadar... çıkmıycam bundan sonra güneşe, denize gidince de gölgede oturucam... rengim açılsın azcık... yoksa böyle giderse yaz sonunda beni zenci sanacaklar...

27 Mayıs 2008 Salı

dün gece deliksiz uyudum...

bi' arkadaşımda kaldım haftasonu, evden kaçtık gece yarısı... 2 gibi çıktık, 4 gibi döndük... pencereden çıktık, bahçe duvarından atladık, kumsala gittik arkadaşlarla buluşmaya... içtik eğlendik, hafiften sarhoş olmaya başlamıştım kalktığımızda... eve yine pencereden girmişiz, ama ben hatırlamıyorum, en son arkadaşlarla vedalaşıyoduk... sonra tuvaletteydim... zihnimden "kusim de daha beter olmim" düşünceleri geçirip kusmaya çalışıyodum...
yattım sonra, sızmışım... uyandım... arkadaşın babasının uyandığını duydum... zihnimdeki boşluğun farkındaydım, resmen eve nasıl girdiğimi hatırlamıyordum... sormadım da, sarhoş olsamda bir süre normal insan gibi davranabiliyorum çünkü, açık vermek istemedim...

herkes uyandı, kahvaltıdayız... arkadaşın babası:
- dün gece deliksiz uyudum, yattığım gibi uyumuşum, dedi...
tutamadım kendimi... yana bakıp güldüm...

16 Mayıs 2008 Cuma

gün...

annem, "kalkmıycak mısın saat sekiz buçuk oldu", dedi... ani bi' kalkış yaptım yataktan, sınav olmasa geç kalmak umrumda olmazdı, zaten geç kalmadığım günler sayılı... sonra baktım saate saat sekizi on geçiyor, kandırmış beni, hiç bozuntuya vermedim...
zordu sınav, genelde sınav çıkışlarındaki "nasıldı" sorularını "iyiydi ya" diye geçiştirirdim ama bu sefer gerçekten zordu... ya da ben bu aralar gerçekten boşladım, fazla gezip tozuyorum, bildiğim şeyleri unutmuşum, hele bir soru çok kafamı bozdu...
bu akşam da şenlikleri var üniversitenin, giderdim aslında da kampüste yapmıyorlarmış, şimdi otobüse bin git oralara, bir de paralıymış... yine de belli olmaz giderim belki...
yarın için konser biletim var, grup yorum... annemleri ne diye uyutsam acaba, aslında kalcak bir yer ayarlasaydık iyi olurdu... 19 mayıs için de bir sürü plan yaptım... bu akşam çalışayım bari biraz, bir ay kaldı şunun şurasında...
yemekten sonra kayalıklara gittik, içtik biraz... hava sıcaktı, omuzlarım yandı... sonra oyun oynadık, yenildim, hep yeniliyorum bu aralar zaten, bırak bir de çok güvenirim böyle şans oyunlarında kendime...
dağıldık sonra... yarın çıkarsak ararım dedi cazgır... söylemedim başka planlarım olduğunu... açıklama yapmak istemedi canım diğerlerine, akşama söylerim ona...
arasam mı kuzeni acaba, bir bira ısmarlarsam gelir benle... zaten geçenlerde geldi "hadi gel konsere gidelim diye" konsere yarım saat kala... hende yener'in bir de, gitmedim, onu da vazgeçirdim gitmekten...

 
08-Metro - [www.lailamp3.org]