Tatile girdik sanırım… insan öğrenci olmayınca tatilin manasını kavrayamıyo, hep bi tatil havası vardı zaten üstümde, gerçi ben tatillerde sıkılıyorum ama neyse…
Bu hafta çok sevdiğim bi arkadaşım bendeydi… ordan oraya dolaştırdım onu amaçsız amaçsız ama eğlendik, çanakkale’yi yedi güne yaymak zor oldu, en fazla üç günde her yerine girilir çıkılır… tabi tüm bunları yaparken dersane geçen yıl ki pozisyonuna düştü benim için, bu haftanın bendeki etkisini bugün olduğum sınavda görücem bakalım… hafta boyunca gözlerimden her daim uyku aktı, benim dersanede olduğum saatler içerisinde uyuyan arkadaşım için böyle bi durum söz konusu olmadı tabi…
yeni keşifler yaptık beraber, yeni tatlar denedik, eski günleri yad ettik, yeni hayatlarımızı anlattık… o iki odalı minik apartımızda yaptıklarımızı hatırlayıp, nasıl cesaret etmişiz dedik… yeni arkadaşlarımıza anlatamadığımız anılarımızı düşündük… bol bol fotoğraf çekildik… kordonda en az yirmi tur attık… yeni insanlarla tanıştık… “başka şehirlerde içmeye” içtik… öyle işte dolu dolu bir hafta geçirdik…
Sonra o bavulunu topladı… gittiğimiz yerlerden gizlice aldığımız hatıra eşyaları paylaştık… bilet… otobüs… feribot… veda… ve gitti… feribotun kalkmasını beklemedim, ben giderken annemlerin beklemesine sinir olurdum çünkü…
Bursa’da tekrar görüşmek üzere…
Annemlerin davranışları beni çok şaşırttı asıl, soğuk davranmalarını bekliyodum o videolar yüzünden… ama kopmamış olduğumuzu görünce sevinmiş bi havada davrandılar, sevindiler yani, beni de çok şaşırttılar… videoların şoku geçmiş sanırım… iyi olmuş…
25 Ocak 2008 Cuma
bu hafta
Gönderen
çii
zaman:
1/25/2008 08:57:00 ÖS
Etiketler: arkadaşlık, karamel, rüzgarın şehri
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder