film kiralamak için çıktım evden... babamın sorgulayıcı sorularına sinir oldum...
güneşin etkisi yavaş yavaş geçiyordu ama hala sıcaktı, bilerek bu saate kadar bekledim... mavi arasa rahat konuşabileyim diye... iki gün önce ayrılmak istediğimi söyledim... şok oldu, iki saat konuştuk, iki gün sonra tekrar konuşmamız konusunda beni ikna etti... ona görüşmesek daha iyi olacağını söyliycem, ama aramadı hala heralde o da vazgeçti benden...
iki film bıraktım, iki film aldım...
ilki direk gözüme çarptı: Beowulf... sinemaya geldiğinde çok gitmek istemiştim, galiba sömestıra denk gelmişti...
biraz sonra da gözüm animasyon tipli bir kaspağa takıldı... Bilek Kesenler: Bir Aşk Hikayesi... çevirdim arkasını animasyon değilmiş... ama ben kapakta yazan yazıya tav olmuştum zaten: Uçuk kaçık bir KOMEDİ, bir AŞK hikayesi, bir YOL filmi, fakat herkes ÖLÜ!
çıktım ordan anneme kontör almam gerekiyordu... aldım... biraz dolaşayım dedim, zaten mavi de aramamıştı daha...
karaçocuğu gördüm uzaktan, dükkanlarının önünde bekliyodu... çok seviyorum bu çocuyu ben ya, çok tatlı, çok iyi... saçlarımla eğlendi biraz, bilmiyordu boyadığımı... hani bana yemek yapacaktın, dedim... msn'e hiç girmiyomuşum, giriyorum aslında da... poker öğretecekmiş bana, oynayacakmışız... yavrum ya ışıl ışıldı gözleri, sevindi beni gördüğüne, çok eğlendiriyor beni bu çocuk... sokak muhabbetini fazla uzatmadan "görüşürüz" deyip ayrıldım... nasılsa karşılaşırız daha...
iyi oldu gördüğüm, özlemiştim... o olmasa çok sıkılırdım dershanede... moralim düzeldi... pozitif enerji verdi bana... biraz daha yürüyüp, dershanenin yanındaki büfeden su alıp eve döndüm... yürüyüşün amacı zaten sıkıntımı atmaktı, attım...
eve gelip bilgisayar başına oturdum...
mavi hala aramadı...
26 Haziran 2008 Perşembe
moral...
Gönderen
çii
zaman:
6/26/2008 07:29:00 ÖS
0
yorum
Etiketler: aklımdan geçenler, günce, karaçocuk, mavi
31 Mayıs 2008 Cumartesi
yemek yapan erkekler
Gönderen
çii
zaman:
5/31/2008 06:30:00 ÖS
11
yorum
Etiketler: karaçocuk
21 Mayıs 2008 Çarşamba
rüya
Rüyalarımı hatırlamam genelde, hatırladıklarım da abuk subuk şeylerdir...
Ç.kale’nin çarşısındayım, her zaman ki can sıkıntısı yürüyüşlerimden birini yapıyorum... ama çarşı artı şeklinde... kesişme yerinde 8-10 yaşlarında biri sarışın salık saçlı, diğer ikisi zenci saşları farklı şekillerde örülmüş üç kız çocuğu geçiyor önümden... kendi arlarında konuşuyorlar, birinin:
- ben eskiden türkçe bilmiyordum, dediğini hatırlıyorum...
yürümeye devam ediyorum... yine aynı yaşlarda başka bir çocuk grubuyla karşılaşıyorum... biri tombik bir erkek çocuğu, diğer ikisi cicili bicili giyinmiş iki kız... ne şeker şeylermişsiniz siz, şeklinde yaklaşıyorum onlara... beraber yürümeye devam ediyoruz...daha çok tombik çocuğa yönelik garip sorular soruyorum, o birden bana:
- sen de mi türkçe öğretmenisin
- yoo
- nesin o zaman?
- psikoloğum ben
- Aaa! Bu farklı bir şeymiş, diyor...
Böyle yürüye yürüye edirne’nin lise yokuşuna geliyoruz... sonra yan tarafta, kaldırında, bizim karaçocuğun yürüdüğünü fark ediyorum... gözleri yaşlı...
- noldu, diyorum
- film izledim, diyor...
karşıdan başka bir grup geliyor... içlerinden sadece asabiyi, u.u’yu ve dershaneden tanımadığım bir çocuğu seçebiliyorum, diğerleri karatı şeklinde...
- nereye gidiyosun? Biz de sana geliyoduk, diyor gruptan biri karaçocuğa
- dershaneye gidiyorum
- dilek’i kandırdık, tost alcaz diye çıktık, hadi çabuk... noldu be sana?
- film izlemiş, diyorum ben...
bundan sonrasını hatırlamıyorum... uyandım heralde...
Gönderen
çii
zaman:
5/21/2008 11:43:00 ÖS
4
yorum
Etiketler: abuksubukrüyalarım, asabi, karaçocuk, u.u
